YILMAZ GÜNEY SİNEMASI

Yılmaz Güney 3 filminde de Türkiye’nin o dönemki şartlarına tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. ‘’ Umut’’ filmi Türk Sinemasının ilk politik filmlerinden biridir. Bu filmde sık sık zengin-fakir çatışmalarına dikkat çekiyor. Cabbar’in banka tabelasına gidip işemesinden çocuklarının bisiklete binememesi gibi beni çok etkileyen iğneleyeci sahneler mevcut. Sürü filminde ise Türkiye’nin şehir ve köy yaşam şartlarını göçer bir aşiret ailesi üzerinden anlatıyor. Yılmaz Güney bana göre Aueter bir yönetmen. Çoğu kişinin cesaret edemediği konulara kendi siyasi duruşuyla değiniyor. Solcu kesimin yaşadığı zorlukları fazlasıyla filmlerinde ele alıyor. Yılmaz Güney’in sinemasını beğeniyorum ama eleştirdiğim kısmı aşırı devlet düşmanlığı. 60, 70 , 80 Türkiye’si siyasi , ekonomik şartlarına belgesel tadında bakış açısı vermesi çok hoşuma gitti. Filmlerinde sıkça kurmaca dışında o an görüntülerine sıkça yer veriyor. Bu yüzden benim gözümde aynı zamanda başarılı bir sinemacıdır.

Umut

Motorlu araçların yayılmaya başladığı dönemde at arabasıyla çalışan Cabbar’ın geçim sıkıntısı vardır. Ailesinin karnını doyurmak için zorluklara rağmen işine devam etmektedir. Doğru düzgün para kazanamayan Cabbar’ın esnafa da borcu vardır. Atına araba çarpınca at ölür. Cabbar çağresizliğe düşer. Esnaf borcunu ödeyemeyeceğini düşününce arabasını satarlar. Cabbar başka bir yol bulamayınca Hasan’ın bahsettiği definenin peşine düşer.

Sürü

Göçer bir aşiretin oğlu olan Şivan , babasının kan davalı olduğu aşiretin kızlarından Berivan’la evlidir. Bu yüzden Hamo Ağa ve Şivan pek anlaşamamaktadır. Hamo Ağa , Berivan’ın aşirete uğursuzluk getireceğine inanmaktadır. Berivan 3 çocuğunu kaybetmesi sonucunda hiç konuşmaz. Hastalığından dolayı dili tutulur. Aile koyunlarını vagona yükler ve Ankara’ya yola çıkar. Şivan Berivan’ı da yanına alır. Hastalığı için doktora götürmek istemektedir. Yolculukta bazı koyunlar hastalanır , bazıları çalınır , bazıları da ölür. Ankara’ya gidince Şivan arkadaşına gider. Berivan doktorda tepki göstermez. Şivan babasından para istedikçe kavga ederler.

Duvar

Ankara Cezaevi 4. Koğuşta bulunan çocuklar çeşitli görevlerde çalışmaktadırlar. Bu süreçte gardiyanların tacizlerine ve işkencelerine maruz kalırlar. Aynı zamanda çocuklar arasında da bir takım yaşanır. Çocuklar en çok gardiyan Cafer’in şiddetine maruz kalırlar. Onun nöbet tuttuğu geceler uyuyamamaktadırlar. Diğer koğuştaki mahkumlarda müdüre çeşitli şikayetlerde bulununca onları hücrelere atarlar. Bir gece gardiyan Cafer Şaban’ı çağırır ve ona tecavüz eder. Üzgün olan Şaban’a arkadaşları destek çıkmak ister. Şaban korkudan şikayet edemez. Bu yüzden arkadaşları tarafından dışlanır. Cezaevi dışında çalışmaya çıktıkları bir gün Şaban kaçmaya kalkar ve askerler onu vurur. Kaçmaya çalışan birkaç çocuğu da yakalar ve işkence ederler. Bu işkencelerden kurtulmak için çocuklar nakil olmak için dilekçe yazarlar ama işe yaramaz. İşkencelere dayanamayan çocuklar isyan etmeye karar verirler. Planları Cafer’i öldürmektir. İsyan başlar ve cezaevine yayılır.

NECATİ ENES MİLETLİ

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s