KENDİNİ ÖNEMSE,CİLDİNİ KORU,GÜNEŞ KORUYUCUNU KULLAN !

Güneş ışınlarının birçok fayda ve zararları vardır. D vitamini sentezi, fotosentez, patojenlerin yok edilmesi, psikolojik olarak insanlara iyi gelmesi, fototerapi ve fotokemoterapide kullanılması olumlu etkilerinin bazılarıdır. Ancak her şeyde olduğu gibi fazlası oldukça zararlıdır ve hatta ölümcül olabilecek sebepler doğurabilmektedir. Güneş ışınlarının fazlası deride güneş yanıklarına, fototoksik ve fotoalerjik reaksiyonlara, cilt kanserine ve erken yaşlanmaya (fotoyaşlanma) yol açabilir.

Güneş ışınlarında dalga boyu arttıkça cilde nüfuz etme yoğunluğu ve cildimiz tarafından emilme miktarı da artar. Emilen foton enerjisi işte burada bir reaksiyon başlatır ve bu reaksiyonlar fotokimyasal reaksiyonlar olarak adlandırılır ve deride ciddi değişikliklere yol açar. Bu ışınlar dalga boylarına göre 3 ayrı kategoride ele alınırlar. Bunlar UVA, UVB ve UVC’dir. UVC ışınları 200-280 nm dalga boyuna sahiptir ve DNA hasarına neden olabildiği için ölümcül bir etkiye sahip olabilirler. UVB ışınları 280-320 nm dalga boyuna sahip olup erken yaşlanma, deride renk değişimi, lekelenme ve kanser gibi önemli cilt etkilerine sahiptir. UVA ışınları ise 320-400 nm dalga boyuna sahip olmasından dolayı ciltte daha derine etki eder ve erken yaşlanmaya sebep olması en önemli etkisidir. İngilizce adı “unilateral dermatoheliosis” olarak adlandırılan bir deri hastalığına sebep olan UVA ışınları, 28 yıldır kamyon şoförlüğü yapan ve cildini güneşten korumayan bir adamın yüzünde korkunç bir değişikliğe yol açmıştır. Yüzünün sol tarafı direkt olarak güneş ışınlarına maruz kaldığı için sağ tarafına göre daha yaşlı bir görüntü oluşturmuştur.

Güneş ışınlarının bu gibi zararlı etkilerinden korunmak için güneş koruyucuları kullanmalıyız. Güneş koruyucuları, krem, jel ve sprey gibi çeşitli formlarda bulunan topikal ürünlerdir. Bu ürünler ciltte fiziksel ve kimyasal bariyerler oluşturarak cildimizi güneş ışınlarının etkilerinden korurlar. Fiziksel güneş koruyucuları titanyum dioksit veya çinko dioksit gibi cilt yüzeyinde işlev gören, güneş ışınlarını geri dağıtan aktif mineraller içerir ve UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu koruyuculardır. Fiziksel güneş koruyucuları yan etki ve iltihaplanma yapmaması sebebi ile hassas ciltler ve bebekler için önerilirler. Kimyasal güneş koruyucular ise avobenzen ve oktokrilen gibi organik bileşikler içeren ve ışın emildikten sonra ısı enerjisine dönüştüren kimyasal filtrelere sahiptir. Kimyasal güneş koruyucuları fiziksel koruyuculara göre daha etkili koruma sağlamaktadır ancak etki süresi daha kısadır. FDA’ya göre en az 15 SPF içeren güneş koruyucuları kullanmalı ve en az 2 saatte bir yenilemeliyiz. Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 14.00 zaman diliminde güneşe direkt temas etmekten kaçınmalıyız. Ayrıca daha etkili bir korunma için, güneş koruyucumuzu güneşe çıkmadan yaklaşık 20-30 dk önce sürmeliyiz. Bunun sebebi cildimizin koruyucuyu bu süre içinde emmesi ve gelen güneş ışınlarına karşı ancak bu süre zarfında etkin bir koruma oluşturmasıdır. Koruyucuyu sürdüğümüz ilk anlarda güneş ışınları yeterince engellenmeyecektir. Bu sebeple bu bahsettiğim zaman kuralını da unutmamalıyız.

Bir diğer değinmek istediğim önemli nokta ise güneş koruyucularının içindeki SPF. SPF kısaltması hepimizin bildiği üzere ‘sun protection factor’den (güneş koruyucu faktör) gelmektedir. Bizler güneş koruyucu alırken öncelikle bu özelliğinin yüksek olmasına bakarız. FDA’ın açıklamalarına göre SPF 30 olan güneş koruyucu SPF 15 olana göre 2 kat fazla koruyucu özellik gösterirken bilinenin aksine SPF 50 veya üzeri olan koruyucuların 30’a göre güneş ışınlarının zararlı etkilerinden (UV ışınlarının yol açtığı zararlı etkiler) korunması adına çok da fazla bir etkisi yoktur. SPF arttıkça güneş yanığından korunma özelliği artar. Örneğin SPF 15 güneş ışınlarının %93’ünü engellerken SPF 30 %97’sini engeller. Yani denildiği üzere SPF 50, 70 veya 90 almanız cildiniz üzerinde 30’a göre UV ışınlarından korumaya yönelik pek de farklı bir koruma sağlamayacaktır. Ancak SPF arttıkça orantılı olarak güneş yanıklarının engellenmesi de artacaktır.

Cildimiz fiziksel yapımızın en gözde organıdır. Hepimiz cildimizi önemser ve cildimize göre ürünler kullanmaya dikkat ederiz. Kozmetik ürünleri alırken nasıl cildimize zarar vermeyecek ürünleri seçmeye özen gösteriyorsak, güneş koruyucuları kullanımında da aynı özeni göstermeliyiz. Güneş koruyucuları sadece yazın değil, kışın da kullanılması gereken ürünlerdir. Güneş koruyucularını internetten almak yerine eczanelerden alınmasını her eczacı gibi ben de daha doğru buluyorum. Şu anda güneş koruyucu markalarından herhangi birine ulaşsanız, üreticileri de sizlere internet alışverişini değil eczanelerden temin edilmesi gerektiğini söyleyeceklerdir. En güvenilir yer eczaneniz, en güvendiğiniz kişi eczacınız olsun. Kendinizi önemseyin, cildinizi koruyun ve güneş koruyucunuzu eksik etmeyin! Güneş ışınlarından korunmalı bol tatilli, keyifli günler dilerim..

Ecz. Yağmur Terzi

REFERANSLAR

ÖZTÜRKCAN, S., & ERMERTCAN, A. T. (2004). Güneş Koruyucuları. Türkiye Klinikleri Kozmetoloji Dergisi5(4), 162-166.

Verheugen, G. (2006). Commission recommendation of 22 September 2006 on the efficacy of sunscreen products and the claims made relating thereto. Official J Eur Union, 265, 39-43.

https://www.fda.gov/drugs/understanding-over-counter-medicines/sunscreen-how-help-protect-your-skin-sun#types

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s